SiyasetRSS
Tümü

CHP lideri Deniz Baykal’ı eski özel kalem müdiresi Ankara milletvekili Nesrin Baytok’la birlikte gösteren ancak ‘montaj’ olduğu parti yönetimince öne sürülen kaset, 22 Mayıs’taki kurultay öncesi gündemi sarstı. İnternet sitelerine düşen görüntüler, “Baykal’ı tasfiyeye dönük planlı bir operasyon” olarak yorumlanıyor.
Öncelikle belirtelim, Türkiye’de insanların mahremiyetine dönük, telefon dinleme, gizli ses ve görüntü kaydı gibi hak ihlallerini kınıyoruz. Sıradan bir yurttaşın da bir parti başkanının da ‘özel hayatı’ bu şekilde teşhir edilememeli. Ne yazık ki, geçmişte casus filmlerinde rastlayabileceğimiz türden olaylar rutin hale gelmeye başladı. İnsanların mahremiyeti kolayca ihlal edilebiliyor.
CHP lideri Baykal da, -montaj değilse eğer- bir odada birlikte göründüğü Nesrin Baytok’la birlikte gizlice izlenme skandalının kurbanı olmuştur.
Gazete ve televizyonlar kaseti -görüntüsüz- haberleştirdiler.
Bireylerin özel yaşamlarının mahremiyetine ilişkin etik duyarlılığa karşın Sayın Baykal’ın parti başkanı, yanındaki kişinin de bir milletvekili olması nedeniyle, buradaki ‘ünlü kişiler’in kamusal rolleri nedeniyle ‘mahremiyet ihlali’yle ilgili ölçüt medya açısından bağlayıcı olmaktan çıkıyor. Medyanın özgürce yayın yaptığı her yerde siyasileri ilgilendiren skandallar haberdir. Bu yüzden bakanlar, başbakanlar ‘istifa’ etmek zorunda kalmışlardır. Monica Lewinsky skandalında ABD Başkanı Bill Clinton azilden (impeachment) dönmüştür. Dolayısıyla, medya bu tür olaylarda gerçeğin peşine düşmek zorundadır. Haberi verecektir.
Baykal’ı yaralayan, güç durumda bırakan görüntülerdeki eski özel kalem müdiresinin milletvekili yapılmasındaki ‘siyasi’ tercih, ortaya çıkan ‘özel’ ilişkiler çerçevesinde etik ve siyasi sorumluluğu lidere yüklemektedir.
Türkiye’nin siyasi geleneğinde ‘istifa’ pek az gerçekleştiği için CHP lideri Baykal ve çevresi de, doğruluğunu henüz kabul etmedikleri ve ‘komplo’ olarak gördükleri kasetin zamanla unutulmasına bel bağlayacaklardır.
Nitekim, kasete karşılık Baykal’a yönelik bir ‘suikast ihbarı’ açıklanmıştır.
CHP yönetimi olayın bir ‘komplo’ olduğunu savunurken, Ankara kulislerinde de, AKP karşısında bir iktidar seçeneği oluşturmak üzere planlanmış bir ‘operasyon’dan söz ediliyor.
Baykal, Ergenekon’a, darbe planlarına inanmıyordu, suikast iddialarını hafife alıyordu ama ‘AKP’yi bitirme planı’na benzer bir darbeyle şimdi kendisi karşı karşıya. Kaseti ortaya atanların CHP kurultayına dönük bir zamanlama yaptıkları çok açık.
Ankara’da konuşulan senaryo şudur:
“Baykal kaldıkça AKP’ye alternatif çıkmıyor. Baykal giderse Erdoğan da gider! Ancak CHP’deki değişim, AKP’yi iktidardan eder. Kaset, Baykal’ı bitirme planıdır. Muhtemelen arkası gelecek ve Deniz Bey’i istifaya mecbur bırakacaklar.”
Post-Baykal dönemi mi inşa ediliyor?!

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
"Ölmeye Yatmak", "Bir Düğün Gecesi" adlı romanların yazarı kimdir?
Markapon
©Copyright 2010