SiyasetRSS
Tümü

Sosyal bir devlette üniversiteye girmeye hazırlanan bir öğrenci ailesinin imzaladığı “borç senedi” yüzünden hayatına kıymak zorunda kalmaz. Muğla’nın Fethiye ilçesinden gelen ölüm haberi, Anayasa gibi toplumun temel düzeniyle ilgili tartışmalardan bağımsız süren yaşamların, gerçekte ne tür trajediler içerdiğini gözler önüne serdi.
1000 liralık dershane borcu faizleriyle 5 bin liraya çıkınca, anne iki aylık mahkûmiyetle cezaevine gönderilmiş, bunalıma giren oğlu da intihar etmişti.
Ölüm nedeni Facebook’taki “aşk” iddiası değilse sosyal bir faciadır.
Türkiye’de hak ve özgürlükler, demokrasi üzerindeki kavramsal tartışmaların halkın gerçek gündemini oluşturan ekmek, aş, iş gibi sorunların ne denli uzağında kaldığının bundan daha somut örneği olamaz. Üniversiteye girmek için dershaneye giden öğrenci sayısı 1 milyonu buluyormuş. Ailelerden yüzde 20’si imzaladıkları borç senetleri nedeniyle yasal takipteymiş. Fethiye’deki olayda annenin 1000 lira yüzünden cezaevine düşerek oğlunu kaybetmesi tarifsiz bir acıdır. Giderek liselerin yerini alan dershaneler hem sistemin çarpıklığını hem de ticarileşen eğitimin acımasızlığını yansıtmaktadır. Üniversiteye girişte “fırsat eşitliği”ni sağlayamayan devlet, borç nedeniyle intihara kadar giden bir süreçte, ilçe ve ildeki yöneticileri üzerinden sosyal sorumluluğun gereğini de yerine getiremiyor. Böylece toplumun orta üst sınıfları ile en alttakiler arasındaki “gelir uçurumu”nun derinleştiği 2010’lar Türkiye’sinde genç bir insanın hayatı 1000 liraya son bulabiliyor.
Anneyi dün tahliye etmişler. Dershane yöneticileri intihar eden gencin öğrencileri olmadığını, ailenin öteki çocuklarına adına kayıt bulunduğunu öne sürmüşler. Baba ise, dershaneyi suçluyor, “Biraz daha bekleseydiler hem karım cezaevine girmeyecekti, hem de çocuğum bu durumları düşünüp intihar etmeyecekti” diyor.
Yazık oldu Fethiyeli gence.

ÇEKMEKÖY’DEKİ ÖĞRENCİLER
Öğrencilerle ilgili başka bir dram İstanbul-Çekmeköy’de yaşanıyor.
TEKEL işçilerine destek amacıyla okulda gösteri yapan Çekmeköy Mehmetçik Lisesi’nden 24 öğrenciye “tasdikname” verilmişti. 25 Şubat’taki eylem nedeniyle verilen okuldan çıkarma “ceza”sının ağır olduğunu düşünüyoruz. TEKEL işçilerinin Ankara’daki eylemi Türkiye’nin hemen her yerinde genel bir destek gördü ve sempati dalgası yarattı. Üniversite öğrencileri çadırlarda işçilerle sabahladı. Bir grup liselinin eylemine de bu çerçevede hoşgörüyle bakılabilir. İstanbul İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu’nun, son kararı öğrenciler lehine vereceğine inanıyoruz. Çekmeköylü gençlerin okuma olanakları ellerinden alınmamalı. Dershane borcu yüzünden cana kıyılan bir ortamda 24 öğrencinin liseye devamları çok değerli.
Düzeltme: Balyoz davasında tahliye kararı veren hâkimin adı Oktay Kuban olacak. Doğan Kuban diye yazmışım. Sayın Çağdaş İnan uyarmış. Düzeltir, özür dilerim.

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Kutup bölgesinde yaşayanlara ne ad verilir?
Markapon
©Copyright 2010