SiyasetRSS
Tümü

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, NTV’deki söyleşisinde 27 Nisan “e-muhtırasının Yaşar Büyükanıt tarafından Genelkurmay sitesine AKP’nin tekrar iktidara gelmesi için konulduğuna” ilişkin bir iddia ortaya attı. Kemal Bey’i bu şekilde düşünmeye, muhtıradan sonra 5 Mayıs’ta Başbakan Erdoğan ile Büyükanıt arasında gerçekleşen ve “Dolmabahçe mutabakatı” diye anılan gizli görüşmenin bugüne dek “gizlenen” içeriğine ilişkin kuşkular yönlendirmiş olmalı. Devletin arşivlerine girmediği için Kemal Bey, tarafların “mezara götürmeyi” vaat ettikleri sırları sorgulamakta haklıdır. Başbakan ile Genelkurmay Başkanı arasında tutanaklara geçmeyen “özel” görüşme olmaz. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini etkileyen bu “kritik” görüşme bugün de merak konusudur.  
CHP’li Fikri Sağlar’ın “Birgün” gazetesinde yazdığı iddialar Büyükanıt tarafından dava konusu yapılmış ancak mahkeme makalenin içeriğini “görünür gerçeğe uygun” bularak beraat kararı vermişti. Büyükanıt hakkında bir dosya hazırladığı öne sürülen Hurşit Tolon kaynaklı -Ergenekon davasında da geçen bilgiler- hâkim tarafından “bilirkişi”ye havale edilmişti.
Yaygın kanı, Dolmabahçe’den sonra ordunun yönetim üzerindeki etkisinin ortadan kalktığı şeklindedir.
Kılıçdaroğlu, bu uzlaşmanın sınırlarını genişletiyor ve “işbirliği”ni “Dolmabahçe’den önce”ye götürüyor. Büyükanıt’ın “e-muhtırayı” AKP’yi tekrar iktidara getirmek için verdiğini savunuyor.
Doğrusu CHP lideri bu teşhisinde yanılıyor!
27 Nisan “e-muhtırası”nın sonuçları itibariyle AKP’ye yaradığını söylemeye çalışırken, Çankaya’ya eşi türbanlı bir Cumhurbaşkanı çıkmasın diye hazırlanan senaryoları, Danıştay baskınından Hrant Dink suikastına uzanan kanlı olayları, tetiklenen krizleri, Meclis’i seçim yapamaz duruma düşüren Anayasa Mahkemesi’nin “367 darbesi”ni unutmuşa benziyor.
Olayların başlangıcını Şemdinli’nin bombalanmasına dek götürebiliriz.
İddianamede adı geçiyor diye Büyükanıt’ı sahiplenen CHP, Baykal tarafından bu olayı “orduya karşı sivil darbe” şeklinde yorumlayıp Genelkurmay Başkanlığı’na giden yolda önünün kesileceği düşüncesiyle Şemdinli savcısı üzerinden AKP’ye savaş açmıştı.
2007’de Erdoğan ya da Gül’ün Çankaya’ya çıkmasını engellemek, AKP’den bir Cumhurbaşkanı seçilecekse bile bunun Büyükanıt’ın deyimiyle “sözde değil özde” biri olmasını sağlamak, aksi halde Meclis’i seçime götürecek her yolun denenmesi yönünde uğraş verdiler.
27 Nisan “e-muhtırası” bunun için verildi!
Hesapta, AKP’yi yüzde 47 oyla iktidara taşımak yoktu.
Cumhuriyet mitingleri üzerinden CHP’ye rüzgâr verildi ve partinin Meclis Grubu sonradan Baykal’ın avukatlığına soyunduğu “Ergenekon”a göre yapılandırıldı.
CHP’nin üzerinde “Baykal’ın hayaleti” dolaşıyor diye mi Kemal Bey bunları söylüyor bilmiyoruz, ama darbecilerin yargılanması düşüncesine katılıyoruz.

 

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
©Copyright 2010