SiyasetRSS
Tümü

Cezayir asıllı parlamenter (Marsilya) Valerie Boyer’in “soykırım”ı inkâr edenlere hapis ve para cezası verilmesini öngören yasa önerisi 38 “evet” oyuyla kabul edildi.
577 üyeli Fransa Meclisi’ndeki görüşmelere katılan milletvekili sayısı 50 dolayındaydı.
Yasalaşması için Senato’dan da geçmesi gereken teklif, “Soykırım suçunu, insanlığa karşı işlenmiş suçları ve savaş suçlarını savunan, reddeden ya da hafife alan ifadeleri kullananların cezalandırılmasını” öngörüyor.
Tartışma “Ermeni soykırımı” iddiaları üzerinden yapıldığı için “Ermeni soykırımı yoktur” diyenlere Fransız mahkemeleri 1 yıl hapis ve 45 bin euro’ya kadar para cezası verebilecekler.
Fransız kadın parlamenter Boyer, teklifin AB uyum yasaları çerçevesinde hazırlandığını öne sürmekte. Dolayısıyla “nefret suçu ve söylemi” bağlamında düşünceyi açıklama yasağının kapsamı “Ermeni soykırımı”nı da içerecek şekilde genişletiliyor. Fransa Meclisi bu kararıyla, 1915 olaylarıyla ilgili tarih tezlerini siyaseten “tartışılmaz” kılıyor. Reddedilen değişiklik önergelerinde olduğu gibi “bilimsel görüşleri” dahi cezalandırma yoluna gidiyor. İfade özgürlüğünü ortadan kaldırıyor.
Ve bütün bunlar sadece 38 üyenin oyuyla gerçekleşebiliyor.
Parlamentolarda böyle manzaralara daha çok “gece” oturumlarında rastlanır.
Özellikle bütçe görüşmelerinde muhalefet, bakanlık bütçelerinden birini reddettirmek için iktidar sıralarının boşaldığı bir anı kollar. Üyeler kuliste uykularını dağıtmak üzere çay-kahve içerken yoklama-oylama istenir, azınlıktaki gruba böylece gol atılır. Ancak Fransa’da böyle olmadı; 577 üyeli Meclis güpegündüz yüzde 10’un altında bir katılımla toplandı ve 38 üyeyle iktidardan gelen teklifi Meclis’ten geçirdi.
Fransa’da yasama döneminin sonuna yaklaşıldığı ve başkanlık seçimine gidildiği için sıraların boş olması olağan karşılanabilir. Teklifin Sarkozy’nin “seçim operasyonu” olarak görülmesi, sokaktaki vatandaşın ekonomik kriz ve işsizlikle boğuşurken “Ermeni soykırımı” tartışmalarına Fransız kalması da oylamadaki “mahcup çoğunluğu/azınlığı” izah edebilir.
Ancak teklifin Türkiye-Fransa ilişkilerinde tarihsel bir kırılmaya yol açacağını görebiliyoruz.
Sarkozy’nin tutumu, Türkiye’nin AB üyeliği karşıtlığıyla da örtüştüğünde “kriz” daha da büyüyecektir.
Ankara şimdiden askeri ve ekonomik yaptırım kararlarını açıkladı.
Başbakan Erdoğan, Kanuni dönemindeki “ferman”la Fransa ile bağların neredeyse beş yüz yıllık tarihini anımsattı.
TBMM’deki Türkiye-Fransa Dostluk Grubu dağıtıldı.
Fransa’daki Türk vatandaşları da tepkililer.
Ancak duygusal tepkiler kadar, Senato’daki oylama öncesinde Türkiye’nin tezlerini savunacak, 38 “evet” oyunu aşan sayıda üye desteği neden sağlanamıyor, diye de düşünmek gerekiyor.
Sandığa yansıyacak tepkinin Sarkozy’ye seçim kaybettirmesi tarihi bir yanıt oluşturmaz mı?


 

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Semih Saygıner hangisi ile uğraşmaktadır?
Markapon
©Copyright 2011