SiyasetRSS
Tümü

Milliyet’in Aydın Doğan tarafından Demirören-Karacan (DK) ortaklığına devredildiği günlerde gazetenin 61 yıllık kurumsal kimliğinden hareketle geleceğe “güven”le baktığımızı yazmıştık.
30 yıla yakın süredir çalıştığımız Milliyet, bizler için olduğu kadar okurları için de “bir gazeteden ötesi”dir.
Bir gazetenin yayın politikası sadece “sermaye yapısı”yla şekillenmez. Okurlarıyla kurduğu güçlü bağlar, gazeteye hayat verir. Gazetenin gerçek sahipleri okurlarıdır.
Milliyet bu açıdan “şanslıydı.” Abdi İpekçi gibi bir “kurucu” genel yayın yönetmeninin sağlam temeller üzerinde inşa ettiği gazete yıllar içinde kendi okur tabanını yarattı. Haber ve fikir namusu olan bağımsız, özgür, karar vericiler üzerinde etkili bir gazete olarak Milliyet, Babıali’de saygın bir yere konumlandı.
Bu uğurda büyük emekler verildi. Kurbanlar da!..
1 Şubat 1979’da Abdi İpekçi öldürüldü.
7 Mart 1990’da Çetin Emeç’i kaybettik.
Çetin Bey 1984-85’te yönetmişti Milliyet’i.
Rahmetli Uğur Mumcu 1993 yılında uğradığı suikast öncesi -Cumhuriyet’ten ayrılmak zorunda kaldığı 8 ay boyunca- yazarlık için Milliyet’i seçmişti.
Milliyet’in kurumsal kimliği Türkiye’nin demokrasi mücadelesiyle özdeştir.
Bir gazete neden yayımlanır? Haber için. Toplumu gerçeklerle buluşturmak, eleştirel düşüncenin önünü açmak, sivil toplumu güçlendirmek, demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi temel değerleri sahiplenmek... Ticari kaygılarla, güç odakları karşısında eğilip bükülmeden gerçeğin peşinden gitmek için.
Aydın Doğan’dan önce Abdi İpekçi-Ercüment Karacan çizgisi buydu.
Milliyet, 2011’in ilk yarısında Doğan grubundan gazetenin “kurucu” ailesi Karacan’ların da Demirören grubu ile ortak olduğu DK Yayıncılık’a geçerken şöyle yazmışız:
“Milliyet sadece bir gazete değildir.
Türkiye’nin vicdanıdır.”
2011 yılının sonunda yeni ortaklık yapısının yol açtığı -hak etmediği ölçüde- sıkıntılı günlerden geçiyor.
Gazetecilik açısından bir sorunu yok. Haber ve yorumlarıyla yine bağımsız, eleştirileriyle yön gösterici, demokrasi, hukuk ve özgürlükler konusunda her zamanki gibi duyarlı. Ancak “ortaklık” yapısından kaynaklanan sorunlar nedeniyle zaman zaman kendisi haber oluyor! DK hissedarları “mahkemelik” oldukları için “kayyum” tarafından yönetiliyor.
Bu duruma düşülmesinde Karacan’ların mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi etken.
Aylardır süren ihtilaf gazetenin geleceğini tehlikeye düşürüyor.
Gazetenin geçmişte sahibi olmak kimseye Milliyet’i batırma hakkı vermez.
Karacan ailesi gazeteye keşke Abdi İpekçi öldürüldükten sonra Milliyet’i satmayarak sahip çıksalardı.
Bugünkü inatlaşma Milliyet’e zarar veriyor!
 

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Hangisi "Misak-ı Milli" ifadesinin Türkçe karşılığıdır?
Markapon
©Copyright 2011