SiyasetRSS
Tümü

GENÇ Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağa gömdüğü “Düyun-u Umumiye’nin” (Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi) aradan 100 yıla yakın süre geçtikten sonra Yunanistan’da hayalet olarak dolaşacağı kimin aklına gelirdi ki?
Hatırlayalım...
Kırım Savaşı’ndan başlayarak Osmanlı Devleti sürekli dış borç almış, sonunda, değil anaparayı, faizlerini bile ödeyemez duruma düşmüş.
1874’te hazine iflasın eşiğine gelmişti.
Bir kararname çıkarılarak “borçların yarısını ödeyeceğini” açıklamış, “diğer yarısının silinmesini” istemişti.
Ancak...
Bu sözünü de yerine getiremedi.
Ve...
Alacaklı devletlerle, bankalarla masaya oturuldu. “Düyun-u Umumiye” dönemi başladı.
Varılan anlaşmaya göre ödeyemediği borçlara karşılık Osmanlı’nın bütün vergi gelirlerini toplamak ve alacaklılara bırakmak yetkisi yabancılardan oluşan bu kuruma bırakıldı.
Genç Cumhuriyet, bu “sömürge” anlaşmasını feshetti.
Düyun-u Umumiye borçlarının tümünü üstlendi.
Bu borçların son taksiti 1954 yılında ödendi.
İflasın uçurum kenarında sirtaki yapan Yunanistan, şimdi “Düyun-u Umumiye”nin hayaletiyle karşı karşıya.
Yunanistan’ın iflas bayrağını çekmemesi için AB’nin yapacağı ödemeye, Almanya yenir yutulur tarafı olmayan şartlar dayatmakta.
1- Yunanistan’ın bütçesi Brüksel’de incelenecek, gerekli görülen değişiklikler yapılacak.
2- Bu bütçenin uygulama disiplinini AB’nin tayin edeceği bir yetkili (komiser) denetleyecek.
3- Yunanistan’ın tüm gelirleri, alacaklılara kurallarına göre dağıtılacak. Bu görev ve yetki de AB’nin atayacağı  komiserde toplanacak.
İşte 2 yüz yıl sonra 2012 yılının -adı değişik de olsa- Düyun-u Umumiye’si...
“Hortladı” değil “hayaleti” söylemini kullanıyorum, çünkü bu kelepçe henüz Yunanistan’ın bileklerine geçirilmiş değil.
Kar nedeniyle, yazıların erken teslimi gerektiği için, önümüzdeki saatlerde Brüksel’de toplanacak olan AB liderlerinin kararını bekleyemiyorum.
Almanya’nın tasarımı olan bu kelepçe liderler arasında tartışılacak, karara bağlanacak.
Atina hükümetleri kötü kriz yönetimleriyle yıllardır ruh çağırdılar.
İşte Düyun-u Umumiye hayaleti bu “ruh çağırma seanslarının” sonucu.


HERKES HESAP PEŞİNDE

AB içinde tilkiler dolaşıyor, hiçbirinin kuyruğu diğerine deymiyor.
Merkel, Yunanistan’ı şamaroğlanına çevirdi ama “Euro’nun” dolar karşısında değer kaybetmekte oluşundan çok da rahatsız değil.
Dünyanın ihracat gücü en fazla olan ülkeleri arasında olan Almanya, düşük değerli Euro ile ihracatını tırmandırıyor.
İşsizliği azalıyor, döviz stokları kabarıyor.
Yakın gelecekte kara bulutlar üstüne çökerse ayakta ve güçlü kalabilecek.
Ayrıca...
AB’nin “lideri” olduğu kanısını oluşturdu.
Sarkozy Fransa’sı da, Merkel Almanya’sıyla yan yana görünerek sanki AB liderliğini paylaşıyormuş imajını çiziyor.
Dekoratif karton liderlik...
Portekiz, Yunanistan’a yardımı destekliyor ve böylece sıra kendine geldiğinde önündeki bu örneği “joker” kartı olarak kullanacak.
İrlanda son tahvil satışlarına bakılırsa belini doğrultmakta.
Aslında doğrultmasa ne olur?
AB bu 3 küçük ülkeyi kabullendi. Hayat öpücükleriyle onları yaşatabilecek güçte olduğunu biliyor.
Korkulan ülkeler İtalya ve İspanya...
Domino taşlarının art arda yıkılma teorisi İtalya ve İspanya’yı da içine alırsa, işte o zaman felaket.
İkisi de AB kaynaklarını aşan büyük ekonomiler.
İflasları önlenemezse AB patlar.
..................
İşte büyük kriz o zaman yerküreyi kaydırma noktasına sürükler.
ABD bu olasılıkları gördüğü içindir ki Avrupa coğrafyasında ağırlık atmakta, hafifleyerek Doğu’ya, Çin merkezli ekonomilere yaklaşmakta.
Son krizde tek bir bankanın batmasına göz yumdu, sonrasında matbaalarında bastığı dolarla piyasasını destekledi.
Sanayini, hizmet sektörünü ayakta tuttu, küresel rekabette geri kalmadı.
“Çok sorunlu” Avrupa’dan daha istikrarlı bulduğu Asya’ya yüzünü çevirmekte.
..................
Yazının başına dönelim.

İrlanda, İspanya, İtalya, Portekiz “Yunanistan’a yardım programına -tam- destek veriyorlar. Bir gün kendileri o duruma düşerlerse diye yardım yolunu açık tutuyorlar. Ama -komiserlik- fikrine yine aynı nedenle kesin karşılar. Bir gün Yunanistan’ın durumuna düşerlerse, ekonomilerini Brüksel’den gelecek bir komisere bırakmak kapıları kilitli olmalı!”
(*) Rumca “Kalimera”nın Türkçe karşılığı “Merhaba”...

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Yazarlarda Ara
Bul
Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Gezilip görülen yerleri, oralardaki insanların yaşantılarını, geleneklerini anlatan düzyazıya ne denir?
Markapon
©Copyright 2012