ERMENİSTAN neden Protokolleri dondurma kararı aldı? Bunun iki amacının olduğunu düşünüyorum:
- Taktik amacı şu: Obama bugünkü konuşmasında büyük bir ihtimalle “soykırım” demeyecek. Hem Taşnakçılar, hem diaspora, Sarkisyan’ı “Protokolleri çıkardın, Oboma’nın soykırım demesine engel oldun” diye onu suçlayacaklardı. Sarkisyan Protokolleri dondurmakla hem bu suçlamayı göğüslemeyi hem Obama’yı da soykırım demeye teşvik etmeyi planladı...
- Stratejik amacı ise, Türkiye’yi Karabağ ısrarından vazgeçirmek... Çünkü Sarkisyan, Türkiye’nin Protokollere aykırı olarak Karabağ meselesini ön şart haline getirdiği, sürecin bu yüzden tıkandığını vurguluyor. Türkiye bundan vazgeçtiği an Protokollerin tekrar işleme konulacağını belirtiyor.
Erivan umuyor ki, Protokolleri destekleyen ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri bu yönde Türkiye’ye baskı yapsın...
Buzdolabından çıkarmak?
Fakat dikkat; Ermenistan Protokollerden imzasını çekmek veya feshetmek gibi ‘radikal’ bir karar almaktan çekinmiştir. Ermenistan’ı çekinmeye iten faktörler, Türkiye’nin sahiplendiği faktörlerdir: Protokolleri feshetmek Ermenistan’ı uluslararası toplumda ‘bozguncu’ durumuna düşürürdü... Ermenistan’la Türkiye ilişkileri daha da bozulur, bundan Ermenistan daha çok zarar görürdü...
Protokoller zaten ‘donmuş’tu ama çöpe atmak Ankara’nın da Erivan’ın da işine gelmiyor.
Protokolleri buzdolabından çıkarmak için Karabağ meselesinin çözümü yönünde özellikle Rusya ve ABD’nin daha aktif olması gerektiği de apaçık ortada... Bu ihtiyacın daha bir hissedileceğini ve o yönde gelişmeler olacağını düşünüyorum: Nitekim son günlerde Ermenistan’ın, ilk adım olarak Akdam ve Fuzuli’deki işgali kaldırması yoğunlukla konuşulmaktadır.
Belli ki, Protokoller gibi ‘kapsamlı’ içeriğe sahip yol bir haritasından ziyade, buzdolabının kapağını açmayı kolaylaştıracak pratik adımların konuşulacağı bir dönem...
Psikolojik faktör
Dünyada “insan hakları” kavramının güçlenmesi, “soykırım” kavramını da besliyor!
Amazon adlı kitap sipariş sitesine girin, “Armenian genocide” konusundaki kitap sayısı 585’tir!
Google’da “Armenian genocide” yazdığınızda 1 milyon fazla sonuç çıkıyor.
Bu yaygınlaşma, kelimenin hukuki tanımını aşan bir gelişigüzel kullanıma yol açıyor. Falanca parlamentosun üyesi veya gazetenin editörü de herhangi bir insani facia için kolayca “soykırım” deyiveriyor.
Protokoller çok önemlidir ama ‘Ermeni meselesi’nin unsurlarından sadece biridir. En önemli unsur karşılıklı “psikoloji”lerdir.
“Soykırım” kampanyası “psikoloji”leri zehirliyor, çözümü fevkalade zorlaştırıyor.
Siyasi olmasa bile Türklerle Ermenilerin ilişkilerinin gelişmesi önemlidir... Akdamar Kilisesi’nin ibadete açılması, Ermeni kültürünün ülkemizde serbestçe sergilenmesi ve saygı görmesi, artık soykırım iddiasının tartışılması, “acısını anlama” ve “ortak acı” duygusunun gelişmesi, zamanla “psikolojik faktör”ün yumuşamasına katkı sağlayacaktır.
Sorun öncelikle psikolojik olduğu için, önümüzdeki yol çok uzun, pek ince ve hayli kasislidir.
CNN Türk’te tartışma: Yarın, pazar akşamı saat 22.00’de CNN Türk’te Eğrisi Doğrusu programında CHP’li Şükrü Elekdağ ile Ak Partili Ömer Çelik konuyu tartışacaklar; not olarak bilginize sunarım.








